flatcastnezlesi,Flatcastyardım


Flatcast nezlesine hosgeldiniz..

Member Login



Lost your password?

Forum İstatistikleri

Latest Member


Not a member yet? Sign Up!



*



26 Oca 20, 14:44 ÖS

Flatcastnezlesi.com - Flatcast index Flatcasttema | Flatcast Destek | Flatcast Yardım

Gönderen Konu: Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)  (Okunma sayısı 3628 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)
: 11 Haziran 2012, 10:39:21




Sagalassos (Ağlasun)

Burdur İlinin Ağlasun İlçesi’ne 7 km. uzaklıkta, bir dağın tepesinde bulunan, Sagalassos antik kentini ilk kez 1706’da bir Fransız bir gezgini bulmuştur. Sagalassos’da kazılara 1985 yılında başlanmış ve günümüzde de çalışmalar devam etmektedir.

Sagalassos, coğrafi konumundan ötürü, Tekne Tepe’nin batısında bulunan geçidin kontrolünü elinde tutabilmek için yapıldığı sanılmaktadır.
Kazılar sonucunda ortaya çıkan bulgu ve kalıntılar bölgede M.Ö. 6000’de yerleşimin başladığını göstermektedir. Bununla beraber gerçek anlamda kent olarak yerleşim M.Ö. 3000’lerde başlamış ve ismini Antik Çağda duyurmuştur. Pisidialı’lar M.Ö.1000’de buraya ulaşmış ve ormanlık olan bu alandaki ağaçlardan kereste yapımında yararlanmışlardır. Sonraki yıllarda tarım ön plana geçmiş, Hitit İmparatorluğunun çöküşüyle başlayan dönemde ekonomisi diğer kentlere göre daha ileriye gitmiştir.

M.Ö. 546-334 yılları arsında bölge Pers egemenliğine girmiş, ancak bu durum kenti olumsuz yönde etkilememiştir. M.Ö 334-333’te Büyük İskender Psidia’nın Telmessos ve Selge gibi büyük şehirlerini ele geçirmiştir.Sagalassos’un bu dönemde İskender’e bağımlı olmakla beraber kısmen de özgürlüğünü koruduğu bilinmektedir.

Büyük İskender’in M.Ö 323’te ölümünden sonra kent selefleri arasında M.Ö 281’e kadar el değiştirmiş ve sonra da Suriye Seleukos topraklarının bir parçası olmuştur.

Seleukos kralları Psidia’nın bu kentini Büyük Antiokhos’a kadar (M.Ö 223-187) yalnızca temsilcilerle yönetmişlerdir. Bu dönemde Sagalassos Helenleşmiş, Suriye ve Mısır’la iyi bir ticari ilişkisi sağlamıştır.Bu ticaretin oluşmasında Seleukoslar dönemi boyunca Seleukoslara ve Ptolemaioslara paralı askerlik yapan Pisidialı’ların etkili olduğu sanılmaktadır.

Seleukoslar döneminde kent oldukça zengin bir konumda idi. M.Ö 189-133 yılları arasında Pergamon Krallığı’na katılmış, Pergamon Krallığı’nın vasiyet yoluyla Roma egemenliğine geçmesinden sonra da, Roma’nın Asia Eyaleti’nin bir parçası olmuştur. Böylece M.Ö. 39’a kadar sürecek olan özgürlüğünü kısmen de olsa korumuştur. M.Ö 39’da Galat Kralı Amyntos’un egemenliğini tanımak zorunda kalmıştır. M.Ö. 25’te yeniden Roma’nın eyaleti Galatia’ya dahil olmuştur.

Roma İmparatorluğu döneminden itibaren (M.Ö 25) yazıtlarda ve sikkelerde görüldüğü gibi “Pisidia’nın önde gelen şehri, Romalı’ların dostu ve müttefiki” sözünden yola çıkılarak Romalı’ların koruduğu bir kent olmuş ve egemenlik alanı genişletilmiştir.

Bu dönemde bölgeye savaşmak için gelen askerlere yapılan tahıl satışlarından ötürü kent daha da zenginleşmiştir. Bizans döneminde Hıristiyanlığın devlet tarafından kabul edilmesiyle Psidia Eyaletinin önemli piskoposluk merkezi olmuştur.

Sagalassos, M.S. 518 ve 528’de depremlerden, 541-543 yıllarında da veba salgınından zarar görmüş, M.S. 644-696’ da Arap akınlarına uğramıştır. M.S.XII.yüzyıla kadar burada yaşandığı, XIII.yüzyıldan sonra da ismine yazılı kaynaklarda rastlanmadığı görülmektedir.


Ynt: Burdur ili antik kentleri Cremnia
Yanıtla #1 : 11 Haziran 2012, 10:42:44



Cremnia

Çamlık Beldesi sınırları içerisinde Aksu (KESTOS) vadisinde etrafı uçurum olan hakim bir tepe üzerinde Pisidialıların kurduğu antik bir şehirdir.
M.Ö.VI.yüzyılda şehir Lidyalıların, M.Ö. 546' da Perslerin, M.Ö. 333’ te Büyük İskender ‘in (Alexsandır) burayı alması ile Makedonya hakimiyetine girmiştir. Daha sonrada sırasıyla Antigonas’ ın yönetimine, Selevkosların yönetimine ve Bergama Krallığına katılmıştır.

M.Ö. 60. yılında Roma yönetimine, M.Ö. 36’ da Galatya yönetimine, M.Ö. 25 yılında tekrar Roma yönetimine girmiştir. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılması ile Doğu Roma (Bizans) yönetimine, XI. yüzyıl sonunda Türklerin Anadolu’ya gelmesi ile birlikte Türk hakimiyetine girmiştir.

Cremna ‘da günümüze kadar ayakta kalabilen kalıntılar Romalılardan kalmadır. Şehrin etrafı iki metre genişliğinde, 7-8 metre yüksekliğinde surlarla çevrilidir. Şehre batıdan girilir.

Şehir ızgara planı olarak kurulmuş Akrapol (Yukarı Şehir) kısmında Form (Meydan), Bazilika (Mahkeme Salonu), Kilise Elsodra (Kemerli Yapısı) ve Kütüphane yapılarından oluşmaktadır.

Bunlardan başka Propolion (Anıt Giriş Kapısı), Nympheum (Anıt Çeşme Binası) bulunmaktadır.


Ynt: Burdur ili antik kentleri Cbyra (golhisar)
Yanıtla #2 : 11 Haziran 2012, 10:45:55



Kbyra (Cbyra) Gölhisar

Antik Gölhisar kenti, Gölhisar Gölü’nün batısında aynı ismi taşıyan ovanın kenarında kurulmuştur.
Antik Kbyra kenti kalıntıları Horzum Mahallesi’nin kuzeydoğusundadır.

Surlarla çevrili olan bu kent İlk Çağda demir madenini çıkarıp işlemesi ile tanınmıştır.

Yöredeki Bubon, Balbura ve İnuanda isimliKentlerin birleşmesinden oluşan Tetrapolis’in başkenti de Kbyra idi.

Kbyra’da arkeolojik kazı yapılmadığından bugünkü bilgiler yeterli değildir. Yalnızca Akropol kalıntılarının bir bölümü günümüze ulaşabilmiştir. Akropolde nekropol, tiyatro, aşağı ve yukarı agora ile Odeion bulunmaktadır.

Heredotos, Kybyralıların Girit’ten geldiklerini kaydetmiştir. Bu kent Pisidialıların buraya yerleşmesiyle büyümüş, halkı dericilik ve demircilik sanatı yönünden oldukça ileri düzeye ulaşmıştır.

Kentteki dericilerin yönetime yaptıkları önemli bir bağıştan ötürü Agoranın giriş kapısı karşısına bunu belirten bir kitabe koymuşlardır. Bu kitabe günümüze kadar aynı yerinde gelmiştir.

Bugün harabelerden kalma demir yığını o devrin demircilik saltanatının ne derece ileri olduğunu göstermektedir. Roma döneminde Kbyra bölgenin yönetim merkezi olmuştur.

Kente ait kalıntıların bulunduğu tepelerin eteklerinde çok sayıda yer altı mezarları vardır. Ne yazık ki bu mezarların çoğu defineciler tarafından kaçak olarak kazılmış, mezar ve mezar kapaklarının bir çoğu tahrip edilmiştir.

Kbyra kentinin kalıntılarının
bulunduğu tepelerin batısında Böğrüdelik adı verilen mevkide bir dağ sırası vardır. Burada 4 köşeli gösterişsiz büyük bina bulunmaktadır. Kitabelerin bir çok yerinde kentin adı yazılıdır.

Ayrıca yanında kavisli bir biçimde stadiumu vardır. Bunun yanında bulunan nekropol alanında da çok sayıda lahit görülmektedir.


Ynt: Burdur ili antik kentleri Bubon
Yanıtla #3 : 11 Haziran 2012, 10:48:19


Bubon

Gölhisar’ın güneybatısındaki Pırnaz (Elmalıyurt) Köyü yakınlarında Bubon antik kenti de bulunmaktadır. Burdur’a 135 km. uzaklıktaki Gölhisar’a bağlı İbecik Köyündedir. Antik Kent, köyün 2,5 km. güneyinde yükselen Dikmen Tepe üzerinde yer alır.
Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olan bu kentin kalıntıları da günümüze gelmiştir. Bubon Harabeleri Elmalıyurt Köyündedir.

Bubon; M.Ö. 190 yılında Araxa’nın müttefiki olarak bir savaşa girmiştir. M.Ö. 145-140 yılları arasında Tiran Moagetes’in oğlu demokrasiyi yeniden getirmiştir. Murena tarafından 1. Mithridates Savaşı sırasında kurulan Oinoanda (İncealiler), Balboura (Çöl Kayığı) ile Kibrya (Gölhisar) Tetrapolisi’ne (4 Kent Birliğine) girmiştir. Sonra Boubon diğer tetrapolis şehirleri ile Lykia’ya geçmiştir. Lykia ancak Claudius zamanında 43 yılında Roma eyaleti olmuştur.

Boubon Antik Kentinde Hellenistik devire kadar inen kalıntılar ile birlikte Roma Çağı kalıntıları ayakta durmaktadır. Tiyatrosu, tapınakları, agorası, şehir surları, gimnazyumu ve diğer yapıları ile ilk çağı önemli bir antik kentini oluşturmaktadır.

1960 ve 67 yılları arasında burada kaçak kazılar yapılmıştır. Bu kazılar, örenyerini harap duruma getirmiştir. 1990-1991 ve 1993 yılında bu antik kentte gerçekleştirilen kurtarma kazıları buradan kaçırılan eserleri öz yerinin tespit edilerek ispatına yönelik çalışmalar olmuştur. İlk çalışmalar sonucunda Sebasteion denilen imparator kültü mekanında, üzerinde ayak izleri duran yazıtlı heykel kaideleri bulunmuştur.

 

Ynt: Burdur ili antik kentleri Balboura
Yanıtla #4 : 11 Haziran 2012, 10:50:09


Balboura

İlçenin 6 km güney-güneydoğusunda yer alan antik kent, Kerkeli doğu yamacı eteğindedir.
Balboura, özellikle Roma egemenliği çağında Kabalia diye tanınmış olan bu yörede, önder kent Kibyra olmak üzere kurulmuş bir tetrapolisin (4 kent birliğinin) üyesi iken M.S. 2 yy başlarında o birlik dağılınca LykiaKentleri birliğine katılmış ve artık Lykia kenti sayılmıştır. Balboura, en yüksek yerde kurulmuş Lykia kenti olarak bilinir ve Akropolisin bulunduğu tepe denizden 5000 m yüksekliktedir.

Ortasından bir ırmağın geçtiği ilk çağ kentinde bugün akropolisin yer aldığı tepede 16 sıra oturma yeri olan küçük bir tiyatrosu, kapaklarında arslan figürleri olan çok sayıda mezar, sarnıçlar ve Bizans döneminin dağınık kalıntıları ırmağın karşısında, güney tepesinin eteğinde hayvan döğüşleri için kullanıldığı düşünülen tiyatro ya da halk meclisi toplantı yeri olarak kullanılmış olabilecek bir bina bulunmaktadır.

Kuzey tepesi eteklerinde yer alan şehir merkezinde çok sayıda bulunan kalıntılar vardır. Ancak , bu eserlerden günümüze hiçbiri gelememiştir. Ana cadde ve kemerli giriş olan agora algılanabilir, Nemesis tapınağı yazıtlarından anlaşılmaktadır. Bu tapınak Onesinus adlı bir köle tarafından Nemesis adına yapılmıştır. Kalıntılara götüren yolun kuzey bitişiğinde kalıntıların bulunduğu alana ulaşan yerden Roma çağı yapıtı bir Mausoleion'un (Anıtsal ev biçiminde mezarın) kalıntısı görülmektedir.


Ynt: Burdur ili antik kentleri Milias
Yanıtla #5 : 11 Haziran 2012, 10:52:06


Milias

Milias örenyeri, Kocaaliler Nahiyesi sınırları içinde olup,Kocaaliler ile mahallesi Gökalan arasındadır.
Kocaaliler’den Gökalan’a giderken rampanın bitiminde güneye doğru patika yoldan yokuş yukarı yaya olarak varılır.

Milias Örenyeri; Toroslar arasında kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan, üzeri makilerle kaplı, kartal yuvası gibi çevreyi gözetleyen, doğal bir tepe üzerindedir.

Görünürdeki yapı ve bulgular, tarihinin Helenistik dönem öncesine kadar indiğini göstermektedir. Kremna gibi bu şehir de Aksu vadisine hakim bir tepe üzerindedir

Milias antik kentinin birçok yerinde tepecikler gibi fırlayan kayalıklara yapılar dayanarak yapılmışlardır.

Çoğu kez yapının temellerinin bir kısmını kayalar oluşturmuştur; Örneğin Tiyatro da bunlardan biridir. Yer yer sivrilen kayalıklar arası surlarla kapatılmış müstahkem, stratejik yönden ulaşılması güç, küçük bir antik kenttir.

Şehir ortasındaki tiyatronun oturtulduğu kayalık; şehri güney ve kuzey olarak adeta ikiye bölmektedir. Belli yapıları; iç içe kaleler, surlar, tiyatro, hamam, meskenler, yıkılmış ve çoğu yeri kazılmış mezar anıtları ve tapınaklardır.

 

Ynt: Burdur ili antik kentleri Sia
Yanıtla #6 : 11 Haziran 2012, 10:54:05



Sia

Burdur'a 100 km uzaklıktaki Burdur - Antalya yolu üzerinde, Bucak ilçesine bağlı Karaot köyü sınırları içindedir.  Bir Psidia şehridir. Şehrin tepesinde Pamfilya ovasına hakim bir konumda yer alan dikkat çekici sur duvarları iki katlı kule ve giriş kapısı ile ayaktadır. Surlar tüm şehri çepeçevre sararlar. Hellenistik devire ait iki kule kalıntısı da batı kapısının her iki tarafında yer almıştır.
Aşağı şehir sur duvarları şehrin kurulduğu tarihte inşa edilmiştir ve 3. veya erken 2. yüzyıla aittir. Sur duvarlarının hem içinde hem de dışında ev kalıntıları görülmektedir. Bu evler Hellenistik döneme tarihlenmektedir. Evlerin ortak özellikleri çatılarında biriken yağmur suları ile beslenen şişe biçimli sarnıçlara ve yapıların zemin katlarında bulunan üç veya beş odaya girişi sağlayan açık avlulara sahip olmalarıdır. Evler birbirlerinden dar sokaklar ve merdivenlerle ayrılmaktadır.

Roma dönemi öncesine ait tek yapı Bouleuterion, yani meclis binasıdır. Dorik Stoa kalıntıları, Roma dönemi aşağı agoranın arkasında bir palestra yapısına uzanan anıtsal bir merdivenin 18 geniş basamağı ile bir hamam kalıntıları bulunmaktadır.

Bu hamam yapısı olasılıkla 3. yy'a ait olan bir sarnıçla beslenmekteydi. Biri Bouleuterion'un üstünde olmak üzere üç adet Roma dönemi tapınak görülmektedir. Sia'da en çarpıcı mezar yapıları Heoa olarak bilinen anıtsal mezarlardır. Küçük bir anıt mezar dikdörgen planlı olup en iyi korunmuş olandır. Üç tarafı lahitlerle çevrilidir ve arka tarafında yarım daire şeklinde exedrası vardır. Aile mezarı tipindeki mezar yapıları da gözlenir. Kaba taşlarda daire biçiminde inşa edilmiş tümülüsler içinde gömülmüş dikdörgen mezar odaları da oldukça ayırt edici özelliklere sahiptir. M.S. 2.yy dan geç Roma dönemine kadar devam eden tümülüs gömü geleneği düşünülür.

Sia'da Hellnistik döneme ait iki adet anıt mezar vardır. Tespit edilen mezar mimarisine ait örnekler çok sayıda gömü adetlerini ortaya koyar bu Grek veya Roma geleneklerinden etkilenmiş yerli geleneklerden kaynaklanmaktadır.

Sia'da çok iyi durumda korunmuş iki kilise dışında genç Antik veya Bizans dönemlerinde tarihlenen çok az kanıt olması ilginçtir. İki Kilise de olasılıkla 4. veya 5. yy'a aittir. Arkeolojik açıdan Pdidia'nın en korunmuş şehri Sia'dır. Koruma duvarları, Kamu yapılarının mimarisi, özel evler ve mezarlıklar ortaya tarımla uğraşan, orta büyüklükte, başarılı bir yerleşim yeri olduğunu kanıtlamaktadır.


Ynt: Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)
Yanıtla #7 : 11 Haziran 2012, 11:27:41
Tskler

Ynt: Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)
Yanıtla #8 : 11 Haziran 2012, 21:37:59
rica

Ynt: Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)
Yanıtla #9 : 11 Haziran 2012, 21:44:10
Paylaşımın için teşekkürler devranım

тαĸdιr edιlιyorѕαɴ değιl;тαĸlιт edιlιyorѕαɴ вαşαrмıѕѕıɴ deмeĸтιr..

Ynt: Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)
Yanıtla #10 : 13 Haziran 2012, 09:33:11
rica ederimm

Ynt: Burdur ili antik kentleri Sagalassos (Aglasun)
Yanıtla #11 : 15 Eylül 2012, 11:34:47
Emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler.

 

Flatcastnezlesi.com - Flatcast index Flatcasttema | Flatcast Destek | Flatcast Yardım

Tüm Hakları Saklıdır.| www.flatcastnezlesi.com | 2012-2016

By cagaTay